MHP Genel Başkan Yardımcısı Aksu: Türkiye’de Kürt sorunu yoktur, Türkiye’nin terör ve bölücülük sorunu vardır

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, “Adım Adım 2023 – İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma Toplantıları” kapsamında İstanbul Silivri’de önemli açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkan yardımcısı İsmail Faruk Aksu, Silivri İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen “Adım Adım 2023; İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma” temalı toplantıda yaptığı konuşmada önemli açıklamalarda bulundu.

Aksu, yaptığı konuşmasında; düzenlenen bu toplantılarda amacın, bugünkü üst yönetimi ile CHP’nin nereye savrulduğunu, nasıl bir hüviyete büründüğünü, HDP ile ittifakını, terörle mücadeleye karşı gelişini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le bağını koparışını milletimizle paylaşmak, yaşanan siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmeleri değerlendirmek olduğunu ifade etti.

Küresel düzeyde yaşanan enerji sorunları ve emtia fiyat artışlarına bağlı konjonktürel sıkıntılar yaşansa da üretim çarklarının tüm hızıyla dönmekte olduğunu vurgulayan Aksu ekonomimizin büyümekte olduğunu, ihracatta rekorlar kırıldığını ve istihdamda pandemi öncesi dönemin üstüne çıkıldığını söyledi.

Aksu, yakın coğrafyamızda cereyan eden çatışmaların yol açtığı sorunların bölge ülkeleri ile birlikte ülkemizi de yakından etkilemesine rağmen bu kaotik ortamda Türkiye’nin bir huzur ve güven adası olduğunu ve güven duyulan bölgesel ve küresel aktör olarak diplomasinin merkezlerinden birisi haline geldiğini ifade etti.

Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine de değinen Aksu; temel gayesi güçlü devlet, etkin icra, demokratik istikrar olan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle Türkiye’nin, parlamenter sistemin ürettiği prangaları söküp attığını söyledi.

“Artık iç çekişmelerle oyalanan, kendi sorunlarından dışarıda ne olup bittiğinin farkında olmayan bir Türkiye yoktur.”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle demokrasimizin güçlendiğini, Cumhur ile Cumhuriyetin kucaklaştığını söyleyen Aksu konuşmasına şöyle devam etti:
“Uygulama sürecinde, etrafımızdaki ateş çemberine rağmen elde edilen kazanımlar sistemin başarısını ispat etti.

Cumhur İttifakı Türkiye’nin egemenlik haklarına, çıkarlarına, beka ve güvenlik hassasiyetlerine cesaretle sahip çıktı ve milletimizden aldığı destek sayesinde azim ve kararlılıkla Türkiye’yi adım adım küresel bir güç haline getirme misyonunu üstlendi.

Artık iç çekişmelerle oyalanan, kendi sorunlarından dışarıda ne olup bittiğinin farkında olmayan bir Türkiye yoktur.

Gelişmelere yön veren, olaylar karşısında daha hızlı reaksiyon gösterebilen, hak ve menfaatlerini koruma kararlılığıyla hem diplomasinin imkânlarını, hem de caydırıcı gücünü ortaya koymaktan çekinmeyen bir Türkiye vardır.

Bu gelişmeler kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin sunduğu imkân ve Cumhur İttifakı’nın sağladığı istikrar ve kararlılıkla başarıldı.”

MHP Genel Başkan Yardımcısı AKSU Türkiye’nin gelişmesinden, güçlenmesinden, demokratik kazanımlarından, uluslararası alandaki etkinliğinden rahatsızlık duyan güçlerin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden de rahatsızlık duyduklarını belirterek; CHP öncülüğünde hazırlanan ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi karşıtlığı üzerine inşa edilen, ikinci 28 Şubat bildirisi olarak açıklanan “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” ile yarının Türkiye’sinin amaçlandığı ifade edilse de muhtevasının parlamenter sistem dönemindeki kısa ömürlü hükümetleri, milletvekili transferlerini, siyasi tehditleri ve istikrarsız bir ülkeyi hatırlattığını söyledi.

Üzerinde aylardır çalışıldığı ifade edilen içi boş belgenin, muhalefetin kifayetsizliğinin itirafı olduğunu ifade eden Aksu, Türkiye’nin aldığı mesafeden, ekonomik ve sosyal gelişmişliğinden, dünya çapında sahip olduğu alt yapı yatırımlarından, teknolojik ve kurumsal kapasiteden, demokratik kazanımlardan ve milletler camiasındaki saygın yerinden habersiz bir şekilde hazırlandığını söyleyerek; “Yeni hiçbir şey söylenmediği gibi metinde; Türk yoktur, Türk Milleti yoktur, Atatürk yoktur. Milli birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe vurgu yoktur. Ama kimlik siyasetine işaret, üniter yapıya tuzak, HDP’ye mesaj vardır.

Kısacası ikinci 28 Şubat bildirisiyle açıklanan “güçlendirilmiş palavra sistem”, “güçsüzleştirilmiş Türkiye” demektir ve Türkiye’yi yeniden siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklara mahkûm etme projesidir.” dedi.

“CHP, Atatürk’ün kurduğu parti olmaktan çıkmıştır.”

Dünyada ve ülkemizde önemli gelişmeler yaşanırken bugünkü yönetimiyle CHP’nin kuruluşunu inkâr eden bir yapıya dönüştüğünü, milli politikaları tamamen terk ettiğini söyleyen Aksu; “Atatürk ilkelerinden, Cumhuriyetimizin temel niteliklerinden uzaklaşan CHP, Atatürk’ün kurduğu parti olmaktan çıkmıştır.” dedi.

Aksu; CHP’nin muhalefette kaldığı dönemlerde, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına öncülük eden büyük projelere karşı çıkışlarıyla hafızalara kazındığını, CHP’nin itiraz etmediği büyük projenin neredeyse olmadığını vurgulayarak, “Bugün geldiğimiz noktada ise CHP; takip ettiği siyasetle, Türk Milletinin egemenlik ve tarihsel haklarıyla bütünüyle çatışan hale bürünmüştür.

CHP Türkiye’nin terörle mücadelesini hukuksuz ve insan haklarına aykırı göstermek suretiyle ülkemiz aleyhine içerde ve dışarda kamuoyu oluşturmak peşindedir.
Bölücülük sorununu, “kürt sorunu” olarak ifade ederek PKK’nın taleplerini çözüm diye takdim etmektedir.

Türkiye’de Kürt sorunu yoktur, Türkiye’nin terör ve bölücülük sorunu vardır.

Kürt kökenli kardeşlerimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit haklara sahip onurlu bireyleridir.

CHP bu politikaları ile Türkiye’nin karşısında, Türkiye hasmı çevrelerin yanında durmaktadır.

Muhalefet demek, Türkiye’ye karşı cephe açmak, ayağımıza pranga vurmak değildir.

Siyaset, hükümet gitsin de ülke yanarsa yansın diyerek devlete düşmanlık yapmak hiç değildir.

Dünyanın zorlu bir dönemden geçtiği, ülkemizin birçok cephede mücadele verdiği, vatandaşlarımızın huzur, refah ve esenliği için canla başla mücadele edildiği bir dönemde, muhalefet kisvesi altında emperyalizme taşeronluk yapmak siyaset değildir. Yozgat’ta başka, Diyarbakır’da başka mesajlar veren bir siyasetçinin Türkiye’ye hayrı dokunmayacağı da açıktır. ” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır gezisinde, “tarihimiz kirli, yüzleşmemiz gerekir.” Sözlerine tepki göstreren Aksu; “Türk tarihine kirli demek, PKK terör örgütünün vesayeti altında bulunanların hezeyanı, vatan ve millet sevgisinden nasipsizlik, emperyalizme sözcülük, meşru haklarını kullanan Türkiye’ye işgalci diyenlere hizmettir.
Nitekim CHP’nin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır ötesi operasyonlarına izin veren tezkereye HDP ile beraber Mecliste hayır oyu kullanması emperyalistlerin isteğidir.” dedi.

YPG Suriye topraklarından ülkemize roket atarken CHP’nin, onların Türkiye’ye saldırı düzenlemeyeceğini savunduğunu belirten Aksu, “Kılıçdaroğlu, YPG’yi meşru bir yapı olarak tarif etmiş, Mehmetçiğimizi şehit eden kanlı terör örgütünü vatanını savunanlar olarak nitelendirmiştir.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, PKK ile irtibatı nedeniyle görevden alınan belediye başkanlarını görevine iade edeceğini, Kavala ve terörist Demirtaş’ı serbest bırakacağını ve KHK ile atılan FETÖ’cüleri affedeceğini söylemektedir.

Haklarında mahkûmiyet kararı verilmiş FETÖ mensuplarının isimlerini miting meydanında okuyup alkışlatmak suretiyle FETÖ’yü aklama gayretine girişmiştir.

CHP yöneticileri, Türkiye’nin Libya’da bulunmasından şikâyet etmiş, mavi vatan kavramıyla “saldırganlık ve yayılmacılık” yapıldığı iftirasını atmış, Türkiye’nin Karabağ’a cihatçı taşıdığı ithamında bulunmuş, terörist Demirtaş’a barış insanı diyerek barışa ihanet etmiştir.” dedi.

“CHP yönetimi PKK’yla helalleşmiş, terörle mücadeleye hayır demiştir.”

Kunuşmasında CHP’nin PKK ile helalleşerek terörle mücadeleye hayır dediğini, FETÖ’yle helalleşerek 15 Temmuz’a tiyatro, masal, düzmece iftirası atmışttığını, HDP’yle helalleşerek, ittifak kurduğunu, terörist Demirtaş’la, Soros’çu Kavala’yla helalleşerek, cezaevinden çıkarılmalarını istediğini, sömürgecilerle helalleşerek, “ne işimiz var Libya’da, Suriye’de, Karabağ’da, sınır ötesinde” diyerek onlara zeytin dalı uzattığını söyledi.

Aksu sözlerine şöyle devam etti; “Bugünkü CHP yönetimi Atatürk’ün partisiyiz derken Türkiye Cumhuriyet’ini yıkmak, Türk vatanını bölmek isteyenlere, devleti işgalcilikle ve katliam yapmakla suçlayanlara sahip çıkmıştır.

Milletten umudunu kesen CHP, milli irade yerine emperyalist güçlere bel bağlamıştır.

CHP’nin, iktidar olmayı dış güçlerin destek ve anti demokratik müdahalelerinden umması emperyalizme karşı yürüttüğü milli mücadele sonucu devletimizi kuran aziz Atatürk’e en büyük ihanettir.

Cumhur İttifakı Türk milletinin milli birliğini, tarihsel haklarını, toplumsal huzurunu, iç barışını, bekasını, refah ve zenginliğini temine kararlıdır.”
CHP, Operasyonlara açık bir Türkiye hayal etmektedir.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Aksu CHP’nin Operasyonlara açık bir Türkiye hayal ettiğine, bunun için toplumsal ayrışmayı körüklemek, Türkiye’yi eskiden olduğu gibi müdahalelere açık bir ülke haline getirmek istediğine işaret etmiştir.

Aksu; bugünkü üst yönetimi ile CHP’nin, Atatürk ilkelerinden ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden saptığını vurgulayarak “Türk milletinin egemenlik haklarını yok sayanlarla iş birliğine girişmiş, Atatürk’ün düşmanlarına dost olmuştur. Türkiye’nin ahdi haklarını savunmak yerine, Türkiye’yi hasımlarına jurnallemeyi seçmiştir.
Başkent Ankara yerine meşruiyetini başka başkentlerden arar hale gelmiş, demokratik değerlerden uzaklaşmıştır.

Atatürk’ün “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyerek çıktığı yolu çoktan terk etmiştir.

Kısacası, bugünkü üst yönetiminin getirdiği noktada CHP’, artık Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le bağını koparmıştır.

Biz, “Ne Mutlu Türküm Diyene” düsturunun mimarı, tam bağımsızlık yanlısı ve Türk milliyetçisi büyük Atatürk’ün emanetlerine, misyonuna ve en büyük eserim dediği Cumhuriyete can pahasına da olsa sahip çıkmayı sürdüreceğiz.” dedi.

Konuşmasının sonunda MHP Genel Başkan Yardımcısı Aksu; Milliyetçi Hareket Partisi’nin, ülkemizi ve milletimizi güvenli bir geleceğe taşımaya, Türkiye’yi lider ülke yapmaya kararlı ve hazırlıklı olduğunu vurgulayarak, “İnanıyoruz ki Cumhur ittifakı ile ülkemizin geleceği aydınlıktır, aşılamayacak sorunumuz, çözülemeyecek problemimiz yoktur.Önemli olan millî birlik ve beraberliğimizin korunması, güçlü demokrasimizin, siyasi istikrarımızın bozulmaması, Türkiye’yi kaosa sürüklemek isteyenlere, amaçları uğruna ülkemizi yangın yerine çevirmekten çekinmeyenlere fırsat verilmemesidir. Gayretimiz, insanlarımızın mutlu, huzurlu ve gelecekten daha umutlu olduğu; “Herkes Eşittir Türkiye” anlayışıyla, küresel güç Türkiye’nin inşasıdır. Türkiye’nin istiklal içinde istikbale taşınması, Devletimizin ve milletimizin ilelebet payidar kılınmasıdır.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir