Türk Eğitim-Sen’den Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e hayırlı olsun ziyareti

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan ve Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, yeni atanan Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Sayın Mahmut Özer’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Sayın Bakana görevinde başarılar dileyen Genel Başkan Talip Geylan, Türk Eğitim Sen’in memlekete hizmet noktasında yapılan her doğruya sahip çıkacağını ve destek olacağını bildirdi. Sayın Bakandan tek isteğinin eğitim yönetiminin liyakat esasına dayalı olarak ve hakkaniyet zemininde yürütülmesi gerektiğini bildiren Genel Başkan Geylan, Sayın Özer’in yeni görevinin, ülkemiz ve eğitim hayatı için hayırlı olmasının temennisinde bulundu.

Çocuklarımızın öğrenme kayıplarını ortadan kaldırmak, arkadaşlarıyla bir araya gelerek sosyalleşmelerinin önünü açmak, bilgiye yerinde ve karşılıklı etkileşimle, motivasyonla ulaşmasını sağlamak hepimizin görevi olmalıdır.

Genel Başkan Geylan, yüz yüze eğitimin 6 Eylül tarihinde ötelenmeden başlatılması gerektiğini belirterek, eğitim sürecinin yüz yüze devam etmesi gerektiğini önemle vurguladı. Hem öğrencilerimizin hem öğretmenlerimizin hem de velilerimizin bu süreçte çok yorulduğunu kaydeden Geylan, “Online eğitim asla yüz yüze eğitimin yerini dolduramaz. Bunu pandemi dönemine okullar kapandığından beri defaatle dile getiriyoruz.

Elbette öğretmenlerimiz canla başla görevlerini yaptı, yüz yüze eğitimden daha fazla zaman ve efor sarf etti, çocuklarımıza bilgi ve tecrübelerini aktardı. 2021-2022 eğitim-öğretim yılında yapılması gereken Milli Eğitim Bakanlığı’nın tüm tedbirleri alarak okulları açmasıdır. Öğrenciler okullarına, öğretmenlerine, arkadaşlarına, öğretmenler de öğrencilerine hasret kaldılar. Çocuklarımızı yine eve kapatarak, sosyalleşmelerinin önüne set çekerek yüz yüze eğitim hayatından soyutlayamayız. Salgının ne kadar süreceği henüz belli değil. Şayet salgın iki yıl daha sürerse bu çocuklarımız iki yıl daha evlere mi mahkûm olacaktır? Bu pedagojik bir yaklaşım asla olmaz.

Çocuklarımızın öğrenme kayıplarını ortadan kaldırmak, arkadaşlarıyla bir araya gelerek sosyalleşmelerinin önünü açmak, bilgiye yerinde ve karşılıklı etkileşimle ve motivasyonla ulaşmasını sağlamak hepimizin görevi olmalıdır. Aksi takdirde öğrencileri okullardan uzaklaştırırız, öğrenme kayıplarının derinleşmesine yol açarız ve ne yazık ki hep söylediğimiz gibi bir nesli kaybetmekle karşı karşıya kalırız.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir