Yedikır Baraj Gölü’nde su seviyesi yüzde 15’e düştü, eski Merzifon yolu gün yüzüne çıktı

Amasya’da bulunan Yedikır Baraj Gölü’nde su seviyesi, kuraklık nedeniyle yüzde 15’e kadar düştü, daha önce baraj suları altında kalan eski Merzifon yolu gün yüzüne çıktı.

Suluova ilçesinde Tersakan Çayı üzerinde sulama amacıyla 1982-1985 yıllarında inşa edilen Yedikır Baraj Gölü, kısa süre içinde pek çok kuşun konaklama alanı haline geldiği için “Yedikuğular Kuş Cenneti” olarak da adlandırılıyor.

Yaklaşık 7 bin hektar tarım arazisini sulayan baraj gölü, 1989 yılında yaban hayatı koruma sahası ve sit alanı kapsamına alındı.

Yaklaşık 900 hektarlık alanı kapsayan Yedikır Barajı Yaban Hayatı Koruma Sahası’nın 600 hektarını göl oluştururken, kalan kısmında sosyal tesisler ve piknik alanları bulunuyor.

Kuraklık ve buharlaşma gibi nedenlerle suda yaşanan çekilmenin etkisiyle daha önce baraj suları altında bulunan eski Merzifon yolu da gün yüzüne çıktı.

Amasya Üniversitesi Suluova Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Veli Çeliktaş, AA muhabirine, 112 milyar metreküp su potansiyeli bulunan Türkiye’nin su kıtlığı sınıflandırılmasında “su stresi” yaşayan ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Çeliktaş, Yedikır Barajı’nın 63 milyon metreküp su tutma kapasitesine sahip olduğunu belirterek, “Son bilgilere göre bu kapasitenin sadece yüzde 10-15 civarındaki bölümü elimizde. Bu miktarın hepsini de kullanım suyu olarak kullanamıyoruz. Çünkü su içinde canlılar var. Bu suyun bir kısmı bu canlılar için ayrılmış durumda.” dedi.

Suluova’da özellikle ayçiçeği gibi daha az su isteyen bitkilerin ekildiğini dile getiren Çeliktaş, şunları kaydetti:

“Suluova gibi bir yerde tarımın sekteye uğraması demek, insanların ekonomik açıdan büyük kayba girmesi demek. Kuraklık bu seviyeyle devam ederse maalesef tarım alanlarının sulanması da sıkıntıya girecek gibi gözükmekte. Bununla birlikte eski Merzifon yolunun ortaya çıkması üzücü bir olay. Burada yaşayanlar, özellikle yaşlı kesim bu yolun kullanıldığını biliyor. Bu yolu şu an gördüğümüz için üzgünüz. Çünkü bu, bizim için susuzluk demek, kuraklık demek. Burası bizim kuş cennetimiz. Orta Karadeniz’de bu özelliğin sürdürülmesi önemli. Böyle bir değere sahip olmak biyoçeşitlilik açısından da önemli. Buranın eski haline kavuşmasını ümit ediyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir